peki adriana limanın fotoğraflarına içli içli bakarken gayet kesin olan kilo verme kararını neden gerçeğe dönüştüremiyoruz?
şimdi öncelikle su içsek yarıyor,yani diğer bir deyişle,zayıf insanlar kadar yesekde bize basen göbek ve gıdı olarak dönüyor..
mu acaba????
size beslenme,sağlık,spor ve metabolizma konusunda boyu kadar kitap okumuş bir tombul olarak görülmemiş açık yüreklilikle gerçekleri söylememi ister misiniz?
maalesef su içsek yaramıyor!
yani az da yesek kararında da takılsak semizleşiyoruz gibi modern tıpa aykırı savunmalar yapmayı bıraktım ben önce.
çünkü,eğer troid seviyeleriniz normalse,insülin direnciniz ve diyabetik bir rahatsızlığınız yoksa "benim bünyem yavaş" gibi desteksiz atışlarda bulunmak sadece ve sadece kendimize zarar vermek demek.
inanın yana yakıla arkadaşlarınıza metabolizmanızın ne kadar yavaş işlediğini söyleyip kalçalarınızı mazur göstermek bir şey,
kendinize bunu bahane olarak kabul ettirip kilo vermeyi başaramayacağınıza inanmak apayrı bir şey!!!
siz böyle önemli bir konuda kendinize yalan söyleyecek kadar aciz değilsiniz..
en azından ben değilim.
yiyorum ve alıyorum bu kadar basit!
sadece salata yiyeceğim derken kıvırcığın içine basıyorum yağı...
kepekli ekmek yiyeceğim derken ne iki dilimi kalıyor ne üç dilimi..
bir de bütün gün aç kalıp akşam olunca nasıl olsa bir öğün yiyorum diyip oturunca sofraya..
sağlıklı besleneceğim diye söz verdikten sonra bile nasıl olsa azıcık diye pilavdan bir çatal,kekten bir lokma,çikolatadan miniminicik bir parça..
bunları yapınca su içmesem de yarıyor zaten.
tabii klasiğim olan zamanlı zamansız saçma sapan bilinçsizce yapılan diyetleri de unutmamak lazım.
ilk kez diyet yaptığımda 3. sınıfa gidiyordum.
sağ olsun benim her konuda çok bilmiş çevrem de bu yaşta çocuk diyet yapacağına dengeli beslesek ya demedi,üstelik diyet öyle bana özel falan da değildi,anneannemin acil çözülmesi gereken kilo problemi için verilmiş 4 günlük şok diyet..
3 hafta yaptım ve 6 kilo verdim.
3. sınıfta olduğumu hatırlatmak isterim,artık nasıl bir azimse,
4. haftaya girdiğimde bahçede arkadaşlarımla oynayken aniden gözlerim kararmaya başladı,en son hatırladığım annemin önüme koyduğu bir tabak köfteye karşı,ben rejimdeyim,diye direnişim.
hayatımda yediğim en güzel köftelerdi ve o köftelerle bozulan diyetimin üstüne liseye kadar diyet yapmadım.
lisedeyken bir dönem öğlenleri bir paket etiform ve iki şişe suyla geçirmeye başladım,bu rejim iki ay sürdü.inanamayacaksınız ama bir gram bile veremedim...
üstüne 24 saat süren yorgunluk da cabası.
2ayın sonunda form bisküvilere veda edip spor salonuna yazıldım ve 3 yıl düzensiz olarak devam ettim.
bu 3 yıl boyunca hiç kilo vermesem de hantallığımdan beklenmeyecek çevikliğe güce ve fitliğe sahip oldum.o kadar ki 75 kilo olsam ve vücudum kalın olsa da bacaklarım hiçde çekinmeden mini etek giyebileceğim kadar düzgündü.
ama ve hala....
tombuldum..
egzersiz bu işin 30% u dur ve ben bunu azimle reddediyordum.
reddettikçe hevesim kırılıyor kilo veremediğim için depresif ruh halim bir türlü değişmiyordu.
arada yaptığım, gazeteden ,internetten yada birilerinden duyduğum diyetleri yaparak ha bire kan şekerimle oynuyordum.
zaten bir süre sonra o diyetler de pazartesi başlayıp salı gizli gizli çarşambaysa resmi olarak bitmeye başladı.
kilo alıp verme döngüsüne birkez girince insan dipsiz bataklığa ayağını kaptırmış gibi oluyor,dışarı çıkamıyorsun bir türlü,üstüne üstlük çıkmaya çabalarken de ha bire içeri çekiliyorsun.
son iki yıldır ne diyeti ne egzersizi taktığım vardı zaten.
sonunda 85 kiloya dayanmıştım.
yakınlarıma göre ben doğuştan böyleydim,neden kilolarımla barışıp hayatıma devam etmiyordum?
nedenini şöyle izah edeyim...ne yenilgilerden hoşlanırım ne de yenilgileri kabullenmekten..
kilolarımla barışmak demek 21 yıldır işgal ettikleri vücudumu onlara peşkeş çekmek demek değilde ne?
hayatımı tombul,balıketli yada toplu olarak geçirmek istemiyorum.
21 yıldır bunu başaramamış olmam,hayatımın geri kalanında buna mahkum olacağım anlamına gelmez
insanlar ne hastalıklardan öldü gözüyle bakılırken hayata dönebiliyorlarsa,bence bende 20 kilo verebilirim.
özellikle bir uzmandan yardım almayı reddetmem ve diyetisyene harcayacağım parayı lüks olarak görüp kendi başıma savaşmaya çalışmam şimdiye kadar beni bu bataklıkta belime kadar batırdı.
yemeyi zayıflamaktan daha çok istediğim ve uzmanından yardım almayı reddettiğim için bu gün burada bunları yazıyorum.
buna bir son verip döngüye noktayı koyuyorum.bu gün geri kalan hayatımın ilk günü...
7 Ağustos 2010 Cumartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

0 yorum:
Yorum Gönder